System Error

ÖSS'de yeni sistem!!

07 Şubat 2009 Cumartesi

Can Yücel - Francis Scott Fitzgerald


Yaşlı doğup, hayatını sondan başa yaşayan bir adamın hayatını anlatan "Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi" filmi Türkiye'de dün, yani 6 Şubat 09'da gösterime girdi. Konusuyla hayli ilgi çekici olan filmden haberdar olduğumda aklıma ilk gelen şey Can Yücel'in hayatı tersten yaşamayı anlattığı yazısı oldu. Aslında sadece okuduğum yazı aklıma geldi, nerede okuduğumu ve kimin yazdığını bilmediğim bu yazıyı birkaç aramayla forumlarda bulabildim. Türkçe internet siteleri arasında yazarlarımızın eserlerini ciddi bir şekilde yayınlayan bir site olmadığı için en iyisi yazıyı bozuk Türkçesi eşliğinde sözlükten okumak.
Can Yücel'in yazısında camide uyanırsınız, dua edilmektedir, yavaşça tabuttan doğrulursunuz ve hayatınızın başlangıcına doğru yapacağınız yolculuğa başlarsınız ve günün birinde müthiş keyifli bir orgazmla hayatınız sona erer. Gerçekten keyiflidir Can Yücel'in yazısı. Fitzgerald'ın hikayesinden uyarlanan filmdeyse Benjamin Button yaşlı olarak doğar, daha henüz yaşlıyken ileride aşık olacağı kadınla tanışır, tabii o daha çocuktur. Ve gittikçe gençleşerek hayatına devam eder...
Daha seyretmedim ama her halinden iyi bir film olduğu anlaşılan "Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi"ni birkaç güne kadar mutlaka seyredeceğim.

01 Şubat 2009 Pazar

Seyretmeye Doyama

08 Temmuz 2008 Salı

Merhaba Dünya

Çok sevgili ve saygılı günlük,
Seni yazmaya karar vereli birkaç ay olmasına rağmen bir türlü başlayamadık. Çünkü 16 yaşından sonra bu denli zor bir kararı vermemiz ilk duyuşta tuhaf karşılanabiliyor:) Sonuçta ilk okulda öğretmenimizin günlük yazdırma ısrarına "sabah kalktım, yüzümü yıkadım, kahvaltı yaptım, dişimi fırçaladım, okula gittim, karşınızdayım örtmenim" türünden cevaplar veren ve top oynamaya kıyasla günlük yazmanın ne kadar sıkıcı olduğunu düşünen çoğunluktaydık... Yani boş zamanlarımızda günlük yazma gibi bi hobimiz yoktu. Hala da yok; ÖSS'ye yaklaştığımız, hocalarımızın "aman bu yazı iyi değerlendirin" dediği 'şimdiki zaman'da boş vaktimiz olsun diye ders çalışmıyoruz, tabii bu boş zamanlarda canımız sıkılınca çareyi sende bulduk sevgili günlükcüğüm...